29 Ekim 2010 Cuma

Kimdir Uleyn Bu İnsanoğlu Dediğimiz Zırtapoz...

ağımızın en büyük sorunu iletişememek bence,aslında insanoğlu varolduğundan beri ileteşemedi. İnsanlık tarihi iletişibilme arayışından ibaret. İlk insanlar vücut diliyle iletişirlermiş, haliyle pek başarılı olamamışlar.Sonra diller ortaya cıkmış ama tek bir dil değil cünkü gene yetersiz kalmış sözcükler iletişmeye. Kesmemiş olacak, yazı bulunup tarihi cağlar başlamış, sanar mısınız ki sırf bize belge bırakmak icin yazıyı buldu eski uygarlıklar. Edebiyat daha sonra sanat ve bir iletişme biçimi olarak ortaya cıkmış rönasans dönemi başlamış. Ama olmadı beceremedik hala da beceremiyoruz, tarihi cağlar hep iletişmedeki gelişmelerle acılıp kapanmış. ortaçağ doğuyla batının ileteşememesiyle başladı, doğuyla batının tekrar iletişmeye gecmesi ve bir iletişme bicimi olan savaş teknolojisinin gelişmesiyle kapandı. Savaş da bir iletişme biçimi en vahşisi belki ama en çok kullanını da o nedense. Savaştık iletişemedik, seviştik gene ileteşimedik yani.Her neyse, yakıncağdan bu yana ismi anılmayan iki cağ geçti aslında, bir kısım otoriteler öyle diyorlar en azından. Modern cağ radyonun bulunuşuyla, küresel cağ internetin bulunmasıyla başladı kabul ediliyor. Bilişim teknolojisi geliştikçe iletişimeme sorunu azalacağın daha daı arttı ironik olarak. İletişemeyen bir tür konuşsa kaç yazar, insan en üstün varlıktır, hade canım sen de.

İşin diğer bir boyutu bir insanın derdini anlatabilme kapasitesi karşısındaki anlayabildiği kadardır. Örneğin basit bir kelime "selam". Birine selam diyorsun sadece esenlik dilemek için. Tanımadığın biriyse kafasında bir dolu acaba oluşuyor, duygusal bir ilişki olasılığı varsa yakınlaşma girişimi olarak alınabiliyor, tanıdığın biriyse ise "artık muhatap almıyor beni konuşmak istemiyor" diye düşünebilir. Ya da diğer bir örnek yazıyla iletişim, derste hocamız anlatmıştı "çok katmanlı okuma" diye bir metodu. Bu yazızı 100 kişiyi okusa 100ü de farklı şeyler düşünür,anlar,algılarlar. Ve muhtemelen bunların hiçbiri benim anlatmak istediğim, aktarmak istediğim şeylerin yakınından bile geçmiyordur. Birinin cümlelerini kelimelerini yazılarını anlayabilmek için deyim yerindeyse "beynine girmek" gereklidir çünkü. Ama günlük hayattaki konuşmalarda hemen hemen hiçbirimiz bunu yapmıyoruz. Sorunların pek çoğu da bundan kaynaklanıyor zaten.

İnsanoğlu düşünebilen br hayvandır, düşünüyoruz evet ama düşünceyi paylaşamamyı geç düşünerek bulduklarımızla yaptıklarımız malum, tank,denizaltı, nükleer bomba, radyo ve internet ble savaş aracı olarak, hepsi savaşmak için bulundular. Daha sonra normal kullanıma acılsalar bile. O yüzden ben düşünmeyeyim ama huzur icinde yaşayım mümkünse, anketler en mutlu halklardan biri Amerikalılardır der hep, aslında bunun refah düzeyiyle pek alakası yok şahsi kanaatimce. Amerikalılar cidden Irak'ta teröristler savaştıklarını sanıyorlar, dünyanın ABD, Kanada ve Meksika'dan ibaret olmadığını anladıklarında yeterince şaşırmışlardır zaten. "Cehalet mutluluktur" sözü doğruymuş vesselam.

İnsan politik bir hayvandır. işte sırf bu yüzden bile insanlıktan istifa edilir. Politikayla ne çözülmüş bugüne kadar hep daha da kötüye gidilmiş. Daha da bölünmüş türler daha da derinleşmiş aynı cinsin türleri arasındaki ucurum , hatta diğer türleri katletmeye kadar vardırdı politika. Politikanın son ürettiği ideoloji ki çözüm niyetine üretilmiş demek oluyor ideoloji olunca, Nasyonel sosyalizm. Politika bana hiç uğramasın mümkünse. Aynı kafese bir kutup ayısı ve bir dağ ayısı koysanız, herhangi biri diğerini katletmeye çalışır mı? Hayır ama hayvanlardan üstünüz hatta yüzyıllar sonra anatomik gerçek olan hayvan-bitki son ayrımı üce bölündü, insan-hayvan-bitki. Bu kadar da megoloman bir türüz ayrıca. Nasa uzayda canlı yaratık bulsa ilk yapcağı şey iq testi uygulayıp insanlardan daha az zeki olduklarını kanıtlamak olur, dünya kesmez bizi , evrenin en zeki canlıları olmalıyız. Hollywood filmlerinde bi tane adam gibi uzaylı gördünüz mü belki E.T ama o kadar. Daha varlığı ispatlanmadan düşman gösterdiler, aslında uzaylı arayışı da iletişme hissinden geliyor, kendi türüyle iletişemeyen yüce varlık insanoğlu, uzaylılarla iletişibilmeyi umuyor işte umut dünyası, tıpkı Japonların insan gibi davranan konuşabilen robot yapması gibi bir şey bu da. Caresizliğin son iki perdesi. Bir müzik var insanların gerçek anlamda iltetişmeyi becerebildiği evrensel olan onu da politikayla kirletiyorlar artık. Hakaret etmek icin hayvan isimleri kullanıldığında hiç kızmam, genişliğime verir coğu insan ama alakası yok insan denildiğinde kızabilirim ama bak. O hakir gördüğümüz hayvanlardan feyz alsak belki iletişebilirdik, koklaşa koklaşa da olsa iletişebiliyorlar en azından. İlkokulda sorgulamaktan, ortaokulda düşünmekten, lisede iletişmeye çalışmaktan, üniversite de politik varlık olmaktan vazgectim, insanlıktan ne ara istifa ettim hatırlamıyorum ama pişman değilim iyi ki istifa etmişim. Kendi türüne hatta kendi cinsinin dişisine bile böylesi bir tavır sergileyen bir türün bireyi olmaktan utanıyorum ekseriyetle. Geçenler de duydum insanlık ölmüş buyrun gıyabi cenaze namazına

Düşünüyorum öyleyse varım

İnsanlar en azından insan türüne ait bir birey olarak ben düşünmeden duramam hiç. Düşünceler makul bir mantık örgüsünde olunca hiç bir sorun yok ama her zaman böyle olmuyor maalesef. Düşüncelerimizin kontrolünü sürekli elimizde tutamıyoruz. Şahsen kendi adımı geliştirdiğim yöntemler tv izlemek, bilgisayar başında durmak,kitap okumak gibi aktivitelerle zihni belirli bir şeye odaklayarak kontrol etmek. Bu yöntemlere arkadaşlarla sohbet de eklenebilir ama ipin ucu kaçabilir sohbette. Bir yerden sonra düşünceler serbest dalışa geçiyor zihin boş bırakılırsa oradan oraya savrulmaya başlıyor. İşte buna aklının iplerini salmak deniyor halk arasında. Genelde uykuya dalmadan önce zihni boşaltma esnasında gerçekleşen bu olaydan çeşitli sebeblerle pek bahsedilmez. Zira düşünceler absürt derecesinde esrarengiz ya da saçma olduğundan "insanlar ne der" sigortası devreye girer, "adama deli derler" düşüncesi de mevzuyu açmamayı garanti altına alır. Ama gelin görün ki insanlar-en azından bu türe ait bir birey olan ben- bunlardan bahsetmek birileriyle paylaşmak ister. Genelde geyik muhabbetleri bunun için vardır zira biri "bu ne lan " derse "geyik yapıyoruz olum şurda" mazareti elinizin altındadır. Zihnin yine serbest takıldığı zamanlarda normalde fark etmediğiniz başkalarının da pek dikkatini çekmeyen şeyler de dikkatinizi çeker. Şahsım adına örnek vermek gerekirse uzun mesafe otobüslerin muavinlerinin otobüs expres olmasına rağmen tüm şehirleri oldukça bildiğini fark ettim en son. Tamam sürekli o hatta gidip geliyor olabilir ama orda kaç defa yolcu bırakmıştır ki daha önce bıraktıysa tabii. bunun gibi şeyleri ben yazma ihtiyacı duyarım iş bu yazının sebebi de budur. bundan kelli altına ekler rahata eririm