Hayatınıza yeni insanlar katmak önemlidir insanoğlu için.
Bir insan olarak siz bütün dengelerinizi buna göre kurarsınız ve dengede durabilmek için sürekli ‘desteğe’ ihtiyaç duyarsınız çünkü.
Hızla akan bir suyun karşı yakasına geçebilmek için üstüne bastığınız yosunlaşmış taşlara benzer biraz bu ‘destek’ler. Veya sık ağaçlarla kaplı bir tepeye tırmanırken tutunduğunuz dallara.
Ama her ‘desteğin’ er ya da geç yorulup eskiyeceğini, arada bir onları dinlendirmeniz gerekeceğini tecrübelerinizle bilirsiniz. Bir şekilde hayatınıza dâhil ettiğiniz her kişiye bir ‘rol’ biçersiniz bu yüzden, kendisine hiç haber vermeden.
Bazısına önemli bir rol verirsiniz, bazısına önemsiz. Herhangi bir rolü üstlenemeyeceğini düşündüğünüz kişileri de ‘kaybetmek’ istemezsiniz ama. ‘Gelecek vaat eden figüranlar’a da ‘şans tanımak’ gerektiğine inanırsınız.
Tabii herkese karakterine uygun bir rol vermeye de dikkat edersiniz. Kimin yalnızca üstüne basabileceğinizi, kime sadece tutunabileceğinizi bilirsiniz. ‘Yosun bağlamaya uygun taş’ niteliği taşıyanlarla, ‘tutunacak dal’ olmak üzere doğanları birbirine karıştırmayacak kadar uzmanlaşmışsınızdır.
Bu önem derecesine göre bir görüşme sıklığı belirlersiniz kafanızda.
Ajandanızdaki günlük aranacaklar listesini buna göre oluşturursunuz. Ortada bir neden yokken arayıp hal hatır sorarsınız yeni tanıştığınız insanları. Onları yemeğe veya kahveye davet edersiniz.
Gerisi kendiliğinden gelir.
Zaten yeterince kalabalık olan hayatınıza birkaç kişi daha eklenmiştir.
Zamanla onların da yorulup eskiyeceğini bilirsiniz.
Ama ‘gerektiğinde’ onlara tutunabilmek veya üstlerine basabilmek için hayatınızdan çıkmalarını istemezsiniz. ‘Bir şekilde’ girdikleri gibi, ‘bir şekilde’ kalsınlar istersiniz orada.
Öyle sandığınız ya da sanmak istediğiniz gibi ‘sosyal’ veya ‘sevgi dolu’ olduğunuzdan kalabalık değildir sizin hayatınız.
Birçok şeyi görmezden duymazdan gelmenizin, olayları kelimeleri yutmanızın, yutkunmanızın nedeni, düşünülmesini istediğiniz gibi sizin kalenderliğiniz değildir.
Bu sadece ‘herkesi sevme sahtekârlığı’nın bir gereğidir.
Tebessüm askısı yüzünüze yerleşen sahtekâr çizgiler, sizin ‘sosyalliğinizin’ ve ‘sevginizin’ temel esaslarından haber vermektedir.
Ama bu ‘esaslar,’ hayatınıza dâhil olanlar açısından bir engel teşkil etmemektedir.
Nihayetinde kurallarını beraber koyduğunuz bir oyundur bu.
Siz ‘dağınık yaşayan sosyal klan’ mensupları, gördüğünüz yerde birbirinizi tanır, kısa sürede yakınlaşırsınız.
İşte bu yüzden yeni kalabalık geceler, eğlenilmeyen garip eğlenceler var olmuştur vede var olacaktır....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder